Kararları Kendiniz mi Yoksa Bilinçaltınız mı Veriyor?

Bazen bir karar alırken çok fazla düşünürüz ama aslında o kararı düşünmeye başladığımız anda bile vereceğimiz kararı bilinçaltımız öngörmüş ve bu aldığı kararı bize kabul ettirmek için daha önce edindiğimiz tecrübeleri bize yeniden empoze etmeye başlamıştır bile. Bu durum sadece ev, araba gibi çok değerli eşyaları alırken yada evlenirken karşımıza çıkmıyor. Bilhassa anlık kararda bilinç altımızda daha önceden oluşmuş modellere baş vurarak hareket ediyor. Oluşan bu durumda piyasada işlem yaparken bizi ciddi şekilde etkiliyor. İşlem yaparken stres altında karar vermemizin zaten zor olduğunu hepimiz biliyoruz. O an bazen sanki 2 farklı düşünce oluşur kafamızda biri al derken, diğeri sat der ve genelde biz farkında olmadan bilinçaltımızın aldığı karara uyarız.
Peki bilinçaltımız bize ne der? Hep kaybetmemiz için mi çaba sarf eder? Tabi ki hayır, bilinçaltı sadece daha önceden modellenmiş, anı ve tecrübe olarak beynimizde yer etmiş olaylar zincirini devreye sokar karar alırken. Bir enstrümanın fiyatı çok çıkınca neden hemen satmaya çalışırız yada tam tersinde çok düştüğünü düşünüp almak isteriz. Peki düşünün işlemlere ilk başladığımızda bizim için çok çıktı yada çok düştü diye bir gözlemleme, belirleme var mıydı? O zamanlar neye göre bakıyorduk fiyatlara? Şimdi neye göre bakıyoruz? İşte bu zaman dilimi içerisinde öğrendiğimiz, işlem açarken yaptığımız, karı erkenden kapatışımız ve zararda uzun uzun oturuşumuz bizim alt benliğimizde bir sürü model oluşturdu. Şimdi ise yeniden işlem açarken biraz önce anlattığım bütün olasılıklar devreye giriyor ve bilinçaltımız bizden önce kararını veriyor ve bu yüzden ikileme düşüyoruz.
Bu durumdan nasıl kurtuluruz? Aslında basit ve her zaman duyduğunuz şeyler, sabır ve disiplinle. Hayatta her konuda başarılı olmanın anahtarı bu iki kelime; Sabır ve Disiplin. Her gün işlem açmayın (eğer işlem açma hissiyatını yenmek istiyorsanız max 0.01 işlem açın), tepe yada dipleri yakalamaya çalışmayın (zaten yakalamanız imkansız), sadece fiyatı takip edin ve fiyat size nereye gittiğini açıkça gösterecektir.

Kısa bir süre içerisinde sadece elimizde ki en basit göstergelerle fiyatı ve trendi nasıl takip edebileceğimizi anlatacağım bir video yayınlayacağım.

SPK Forex Tebliği Şimdi Ne Olacak?

Geçen seneki tebliğlerden sonra kısıtlanan Forex işlemleri 10 Şubat’ta yayınlanan son SPK tebliğden sonra bitme noktasına geldi diyerek şimdiye kadar okuduğunuz bütün makaleler gibi başlamadım sandınız fakat görünen köy kılavuz istemiyor. SPK kesinlikle Bireysel Yatırımcının bu piyasada olmasını istemiyor. 50.000 ₺ 1:10 kaldıraç ile işleme girecekseniz buyurun lütfen ve yazının devamını okumayın. VIOP bile bu seviyesinden fazla bir kaldıraç sağlıyor. VIOP konusu farklı bir uzmanlık istediği için bilmediğim konuda konuşmayacağım bildiğim kadarını söylüyorum. Büyük meblağ ile işlem yapanlar (Tahtakale piyasası esnafı varsa Fonlar – Hedge, Emeklilik vs.) dahil olmak üzere 1:10 kaldıraçtan memnun olmayacaklardır. Zaten onlarda terste devamlı. Hükümetin spekülatif TL ataklarını engellemek için bu karar alınmıştır açıklaması sadece minareye kılıf uydurmaktır. Bir çok Tier1 kurum yada büyük traderlar (spekülatörler) zaten yurtdışında yüksek kaldıraçlarla istedikleri TRY kuruyla işlem yapabiliyorlar. Ayrıca Forex firmalarının istihdam sağlayamayacak olmasıyla bir sürü yeni işsizimiz olacaktır. (genç nüfus işsizlik oranı %22.6 – işsizlik oranı 12+) Bunların yanında vergiyi düşmek için verilen sponsorluklar geri alınacaktır Forex firmaları tarafından. Forex firmaları beter olsun diyelim geçelim bir sürü Trig yaparak paramızı cebimizden alan denetimsiz firmaların sonu bu olacaktı…

Peki şimdi biz Bireysel İşlemciler ne yapacağız sorusuna yanıt bulmaya çalışalım. İlk başta devamlı zarar eden ve psikolojisi bozulan işlemciler en azından bir süre bu işi bırakmalarını tavsiye ediyorum. Her gün işlem yapan biri olarak bazı günler işlem yapmayarak (EA kullanıyor olsam bile insan illaki takip ediyor ve işlemleri kurcalıyor) dinlenmeye çalışıyorum. Kodlama yapıyorum, kitap okuyorum, ailemle zaman geçiriyorum. Bir çok forumda yurtdışı arayışında olan bir çok işlemci ile karşılaşıyoruz. Yurtdışı işlemleri tam bir muamma, bilinmezlik gibi geliyor bizlere. Haklıyız bu konuda çoğumuzun yabancı dili yok ve iletişim konusunda zorluk, imkansızlık yaşayacağız. Bunu aşmanın en iyi yolu mail yolu ile iletişime geçmek olacaktır. Translate uygulamaları (google, bing etc.) artık çok daha iyi ve anlamlı çeviriler yapabiliyor. (bana oğlum yardımcı oluyor çeviri konusunda sağolsun) Fakat konunun en önemli noktası güvenilir bir firma bulmak. Regülatörü sağlam olan dünya çapında yatırımcıyı mağdur etmeyecek firmaları ve ülkeleri seçmek.

Herkesin söylediği Kıbrıs’ta (rum kesimi) bulunan firmalardan uzak durmalı mıyız? CySec güvenilir bir regülatör mü? İngiltere, Avustralya, ABD firmaları mı? Bu konuların yanında para yatırma,çekme sorunsalları, spread, swap, platform yavaşlığı, kopmalar, veri anındaki tepkiler, ping ve execution süreleri hepsi bizler için yeni bilinmezler. Kendim 1-2 firmayı deneyimlemeye çalışıyorum. Farklı dünya lokasyonlarında VPS’ler kurarak denemeler yapıyorum lakin beni memnun eden bir yapı/sistem bulabilmiş değilim. Bu paragraftaki konular çok önemli yurtdışında işlem yapmaya başlayacak işlemciler için. Araştırma yapıp net sonuçlara ulaştıkça edindiğim deneyimleri paylaşmaya çalışacağım.

Bu yazdıklarım haricinde herkes aynı konulara değiniyor zaten uzun uzun yazarak okunmayacak bir makale haline getirmek istemiyorum bu yazıyı. Umarım hepimiz için çözüm bulunabilecek bir ortam oluşur…